Baykuş
BAYKUŞ
Baykuş , Strigiformes ( gece yırtıcıları ) takımından gece avlanan yırtıcı kuş
Kuşların genel yapısı yürüme ve uçma hareketlerini rahatça yapmaya uygun bir şekilde oluşmuştur . Yürürken ve dururken gövdenin ağırlık merkezi ayakların üzerine düşer . Bu sırada kanatlar katlanmış durumda gövdenin iki yanına yapışık olarak durur . Kuşların iskeleti incelendiğinde kemiklerin ince , içlerinin boş ve birçok yerinde belirli delikler bulunduğu görülür .
Başları büyük ve tüylüdür . Kuyrukları kısa olmakla beraber , kanatları enli ve uzundur . Bir kısmının kanat açıklığı , bir adam boyuna ulaşır . Serçe kadar küçük olanları da vardır . Gagaları kıvrık , pençeleri keskin kanca tırnaklı ve döner parmaklıdır . Kuvvetli pençeleri adeta avına kenetlenir .
Alm . Eule ( f ) , Fr . Hibou , İng . Owl . Familyası: Baykuşgiller ( Strigidae ) . Yaşadığı yerler: Ağaç kovukları , harabeler , kuleler , terk edilmiş kuş yuvaları . Antarktika hariç dünyanın her yerinde . Özellikleri: Gece avlanan yırtıcı kuşlardır . Ömrü: 60-70 yıldır . Çeşitleri: Boyları 18-70 cm arasında değişen 123 kadar türü vardır . Bunlardan alaca baykuş , ak baykuş , cüce baykuş , puhu , kukumav , peçeli baykuş meşhurlarıdır .
Öne doğru yönelmiş iri gözlü , yırtıcı gece kuşlarının genel adı .
Özellikler
Başları büyük ve tüylüdür . Kuyrukları kısa olmakla beraber , kanatları enli ve uzundur . Bir kısmının kanat açıklığı , bir adam boyuna ulaşır . Serçe kadar küçük olanları da vardır . Gagaları kıvrık , pençeleri keskin kanca tırnaklı ve döner parmaklıdır . Kuvvetli pençeleri adeta avına kenetlenir . Kavramaları o kadar sıkıdır ki , bazan inatçı bir baykuş tarafından tutulan insan bileğini kurtarmanın yolu , hayvanın ayak tendonlarını ( kirişlerini ) kesmektir .
Baykuşlar tam bir sessizlik içinde avlanır . Bütün vücudu yumuşak ve ince tüylerle kaplıdır . Tüyler , uçuş sırasında tabii bir susturucudur . Uçuş esnasında kanatlarının “pırpır” sesi duyulmaz . İri gözleri , başlarının yanında değil önündedir . Aşırı büyüklükteki gözleri , göz oyuğunda hareket edemez . Araba farı gibi yuvalarında sabittir . Ama baykuş boynunu 300 derecelik alan içinde rahatça çevirerek çevresini kontrol edebilir . Dişi baykuş erkeklerinden daha iri olup , 2-10 yumurta yumurtlarlar . Kuluçka süresi 30-40 gündür . Yumurtadan çıkan yavruların göz ve kulakları kapalıdır . Yavruların yuvada kalma süresi farklıdır .
Tam karanlıkta görme kabiliyetleri yoktur . Az bir ışık avlarını yakalamaya kafidir . Gözlerindeki ağ tabaka sarı renklidir . Büyütücü özellik sağlar . Gözlerinde esas olarak çubuk ( rod ) duyu hücreleri mevcuttur . Bu hücrelerde “visual purple” yani “mor ışık görüntüsüne” sebeb olan kimyasal bir madde bulunur . Rod hücreleri , en küçük bir ışığı bile kimyasal bir sinyale çevirirler . Böylece insanın sadece bir ışık parıltısını fark ettiği yerde baykuş buradaki cismi bütün teferruatı ile görür . Bütün kuşlarda üst göz kapağı alttakine geldiği halde baykuşlarda olay tersinedir .

Baykuşların görme ve işitme kabiliyetleri son derece hassastır . Çok az ışıkta avlarını yakalayabildikleri gibi , zifiri
karanlıkta da işitme duyularıyla yerini tespit ederek yakalarlar . Kulakları , en küçük hışırtıyı işitebilecek duyarlıktadır . Hassas kulaklarıyla , gecenin sessizliğinde uçan pervanenin kanat sesini veya bir tohumun çiğnenişini , hatta tam sessizlikde düşen iğnenin sesini bile işitebilirler .
Baykuşun geniş yüzü , nispeten sert ve kavisli tüylerle kaplıdır . Tüyler bir kepçe gibi sesleri toplar ve kulağa yansıtır . Bazı baykuş cinslerinin kulak delikleri öyle büyüktür ki , başın yan tarafını tamamen kaplar . Ayrıca baykuşların başı geniştir ve kulakları diğer kuşlara göre birbirinden daha uzaktır . Böylece ses dalgası bir kulağa çarptıktan sonra diğerine gelir . Baykuş bu son derece küçük zaman aralığı içinde sesin geldiği yönü tayin eder . Baykuşların ilginç özelliklerinden biri de kulaklarının perdeli oluşudur . İstedikleri zaman açar , istediklerinde kaparlar . Dinlenme halinde ve yavaş uçuşlarında kulak perdesini açar , hızlı uçuşlarında ise kaparlar .
Göz ve kulaklarının hassaslığının daha az işe yaradığı gündüzlerde , tüneklerinde uyuklar veya ağaç dallarında güneşlenirler . Tüylerinin rengi , bulundukları çevreye uygun olduğundan fark edilmeleri zordur . Haşin yırtıcı kuşlardır . Kendilerinden büyük hayvanlara saldırmaktan çekinmezler . 70 cm boyuna ulaşan puhu , yıkık yerlerde ve orman kenarındaki ağaçsız kayalıklarda yuva yapar . Tavşan , fare , ev kedisi ve kümes hayvanlarına saldırdığı gibi kartalları dahi kaçırtır . Gece yırtıcıları olmakla beraber kar baykuşları , gündüz de avlanırlar . Kar baykuşunun tabii yaşama çevresi , soğuk kutup bölgeleridir . Buranın gündüz geçen yaz ve gece geçen kış aylarında normal beslenmelerini devam ettirirler .

En büyük düşmanları gündüz yırtıcılarıdır . Gündüzleri bunlardan çekinen baykuşlar , gece olunca hınçlarını alırlar . Atmaca , şahin ve kartallara karanlıkta sessizce saldırarak tüneklerinde onları ustaca avlarlar . Baykuşlar eski çağlardan beri insanların ilgisini çeken hayvanlardır . Haklarında çok şey söylenmiştir .
Baykuşun ötüşünü ölüm haberi veya uğursuzluk sayanlar bile olmuştur . Aslında bu tip yorumlar , uykuya dalamayan insanların kuruntusundan başka bir şey değildir . Bu veya başka hayvanların , işlerinin uğursuzluğuna inanmak , batıl , aslı olmayan şeylerdir . Hadis-i şerifte; “Baykuşlarda uğursuzluk diye bir şey yoktur . En doğru yorum , hayra yormaktır . Göz değmesi haktır ve gerçektir . ” buyruldu . Esasen baykuşlar faydalı hayvanlardır . Bir peçeli baykuşun bir gecelik fare avı , on kedinin yakaladığından fazladır . Kemirgen sayısını avlayarak kontrol altında tutan atmaca gibi hayvanlardan daha çok fayda sağlar . Çoğunun beslenme listesinde , kemirgen ve diğer küçük zararlı hayvanlar başta yer alır . İki kilometrelik bir arazide baykuşlar , senede 24 bin kadar fare , kemirgen , haşere gibi zararlı hayvan avlarlar . Bir çok ülkede kanunlarla korunarak çoğaltılmaya çalışılmaktadırlar .
Kategori: Hayvanlar |
Etiket: baykuş, baykuşların özellikleri, baykuş familya