Futbol
Futbol İngilizce'de foot ( ayak ) ve ball ( top ) sözcüklerinden adını alan ayaktopu oyunudur . Topu , kafa veya ayak vuruşları ile karşı kaleye sokma kuralına dayanan iki takım arasında oynanan top oyunudur .
Futbol 11 kişilik iki takım ( 22 futbolcu ) arasında oynanır ve 4 hakem ( orta , 2 yan ve 4 . hakem ) tarafından yönetilir . Futbolda temel amaç kale tabir edilen 3 direk arasına meşin yuvarlağı göndermektir ve bu 1 sayı ya da gol demektir .
Futbol çağımızın en sevilen oyunudur . Öteki spor dallarına oranla daha fazla oyuncu ile oynanması insan bedeninin hemen her yeriyle oynanabilmesi , oyuncular için toplu halde spor yapma ve eğlenme zevkini yaratırken izleyicilere de heyecanlı dakikalar yaşatmaktadır . Futbolun özel bir beden yapısı , boy , kilo ve güç gibi fiziksel özellikler gerektirmemesi , bu sporu insanlığın ortak tutkusu haline getirmiştir . İnsanın ortaya çıkışından bu yana en çok ilgisini çeken oyun aracı toptur .
Futbolun tarihçesi
İnsanoğlunun "top" ile oynamaya başlamasının tarihi çok eskilere dayanıyor . Mısır'da mezarlardaki duvar resimlerinde ayakla top oynayan insan figürlerine rastlanmıştır . Hatta bu zamandan kalma , 7 , 5 cm çapında deri veya ketenden yapılmış toplar 2500 yıl önceden günümüze kadar ulaşmıştır ve kimi müzelerde sergilenmektedir . Homeros da "Odiesa"da top oyunlarından söz eder . M . Ö . 2500 yıllarında da Çin'de yere dikilmiş iki mızrak arasından bir topu tekmelemek suretiyle geçirmeye çalışarak talim yapıldığı bilinmektedir .
Orta Asya Türklerinin de kız ve erkeklerden kurulu karma takımlarla , topa elle dokunmadan , sadece ayak ve kafa ile vurularak rakip kaleden içeri atmaya çalışarak bir oyun oynadıklari kaynaklarda yer alıyor . İçlerinde Kaşgarlı Mahmut'un da bulunduğu pek çok tarihçinin kitaplarında da Türklerin oynadığı "Tepük" adlı bir oyundan söz edilir . Bu oyunun söylenen kuralları günümüz futbolununkilere oldukça benzer . Elle oynamak yasaktır , faullü hareketler saptanmıştır , top oyun alanının dışına çıkamaz . . .
Futbol tarih boyunca hemen hemen bütün uygarlıklarda benzer biçimlerde boy gösterdikten sonra bugünkü haline en yakın biçimini 17 . yüzyılda İngiltere'de almıştır . Daha sonraki gelişimi ise şöyle gösterilebilir:
- 1841 - Futbol topunun tam bir küre biçiminde olmasının kabulü
- 1848 - "Cambridge kuralları" adı altında futbol kuralları toplanmış ve bu kurallarla ilk futbol maçı Cambridge'de ögrenciler arasında ilk futbol maçının oynanması .
- 1855 - Bir İngiliz takımının ilk kez yurt dışına çıkarak futbol oynaması ve böylece Almanya'da futbolun temelini atması
- 1857 - İngiltere'de ilk futbol kulübü Sheffield Club'in kurulması .
- 1863 - İngiltere Futbol Federasyonu'nun ve böylece modern futbolun doğuşu .
- 1870 - Portekiz'de oturan İngilizlerin burada futbolu yaymaya başlamaları .
- 1871 - "Kral Kupası" veya "İngiltere Federasyon Kupası" nın başlaması
- 1872 - "İngiltere-İskoçya" : ilk milli maç .
- 1875 - Kalelere üst direk konulması ve topa kafayla vurulmasına izin verilmesi
- 1876 - Korner kuralının kabulü
- 1879 - Glasgow'dan Darwen'e para teklifiyle futbolcu getirilerek profesyonellik yolunun açılması .
- 1882 - Futbol kurallarında değişiklik yapmaya yetkili "International Board"un kurulması
- 1885 - Profesyonelliğin İngiltere'de resmen kabulü
- 1886 - Ofsayt kuralının kabulü
- 1889 - Danimarka ve Hollanda'da futbol federasyonlarının kurulması
- 1890 - Futbol maçlarında tam yetkinin hakemlere verilmesi
- 1891 - Penaltının kabulü
- 1893 - Amerika'da ilk futbol federasyonunun Arjantin'de kurulması
- 1895 - İngiltere'de bayanların ilk futbol maçını oynaması
- 1899 - Sürenin 90 dakika , ölçülerin 118 . 4 x 91 . 4 olarak belirlenmesi
- 1901 - Sheffield United - Tottenham Hotspur federasyon kupası finalini 110 . 802 kişinin izlemesi .
- 1902 - İngiltere dışında oynanan ilk milli maçta Avusturya'nın Macaristan'ı 5-0 yenişi .
- 1903 - Averajın kabulü
- 1904 - Belçika , Fransa , Danimarka , Hollanda , İspanya , İsveç , İsviçre'nin FIFA'yı kurması
- 1906 - Kıtalar arasi ilk milli maçta Güney Afrika'nın Brezilya'yı Brezilya'da 5-0 yenişi .
- 1907 - Kendi sahasında bulunan bir futbolcunun ofsayt sayılmamasının kabulü
- 1908 - Londra Olimpiyat Oyunları'nda futbolun ilk kez olimpiyat oyunlarında yer alması .
Futbolun Türkiye'ye gelişi
Modern futbolun İngiltere'den çıkarak yayılması sırasında Osmanlı İmparatorluğu'nun belli başlı ticaret limanlarındaki kentlere yerleşen İngilizler futbolu ülkemize sokan kişiler olmuşlardır . İstanbul , İzmir , Selanik futbolun oynandığı ilk 3 şehir olmuştur . Buralarda İngilizler futbol oynarken Rumlar da onlara katılmışlar ve hem futbol oynayanlar hem de takımlar önemli sayıda artmıştır . Osmanlı topraklarında ilk futbol maçının 1875'te Selanik'te oynandığı bilinmektedir . 1877 yılında ise İzmir'in Bornova çayırlarında futbol maçları yapılmıştır . Ancak , bu sıralarda Müslüman gençlerin futbol oynamaları hoş karşılanmayacağı için Türklerin futbol oynamaları için biraz daha süre geçmesi gerekmiştir . İzmir'de ilk futbol kulübü 1894 yılında İngilizler tarafındanFootball Club Smyrnakurulmuş ve adı "Football Club Smyrna" olmuştur . İstanbul'da futbol oynanmaya başlanması ise ancak 1895 yılında Kadıköy ve Moda'da olmuştur . İzmir'den İstanbul'a göçen İngilizler burada futbol oynamışlardır . Buradaki Rumlar da futbola merak salmışlardır ve futbol İstanbul'da çok büyük bir hızla yayılmıştır . 1897 , 1898 , 1899 , 1904 yıllarında İzmir karması ve İstanbul karması 4 maç oynamışlar ve bunların tümünü İzmir karması kazanmıştır . 1906 yılında Atina'da düzenlenen "Ara Olimpiyat"ta İzmir karması ve Selanik karması yer almıştır . İzmir karması bu turnuvada 2 . , Selanik karması da 3 . olmuştur . İzmir karması İngilizlerden , Selanik karması ise Rumlardan oluşuyordu .
Türklerin futbol oynaması
Futbol oynayan ilk Türk 1898 yılında İzmir'de İngilizlerle beraber futbol oynayan Selim Sırrı Tarcan olmuştur . Ancak kendisine "İlk Türk futbolcusu" diyemeyiz . İlk Turk futbolcusu Fuat Hüsnü Bey'dir . İstanbul'da futbolu İngilizlerden görerek merak salan Fuat Hüsnü Bey , daha sonra arkadaşlarını ikna ederek ilk Türk futbol takımını kurmuştur . "Black Stocking" adı alan takım Rumlarla bir maç yapmış ve bu maçı 5-1 kaybetmiştir . Kaçabilenler kaçmış , kaçamayanlar yakalanmıştır ve böylece ilk Türk futbol takımının ömrü uzun olmamıştır . Fuat Hüsnü Bey daha sonra İngilizlerin kurduğu Kadıköy takımında "Bobby" takma adıyla oynamıştır .
Türk futbolunda ilk kulüpler
"Black Stocking" takımının başarısızlığından sonra Türkler uzun süre futbol oynayamamışlardır . Ancak , kimse de bu oyunun cazibesinden kendilerini kurtaramamışlardı . Türkiye'de kurulan kulüplerin hemen hemen hepsi futbol kulübü olarak kurulmuştur . Bir önemli istisna " Beşiktaş Jimnastik Kulübü"dür . İlk futbol kulübü ise " Galatasaray Spor Kulübü"dür.
Türk futbolunun gelişim süreci
Türkiye'ye futbol , tütün ve pamuk ticaretiyle uğraşan ve 19 . yy'ın ikinci yarısında Osmanlı İmparatorluğu'na gelip , belli başlı ticaret limanlarındaki kentlere yerleşen İngilizler tarafından getirilmiştir . Önce kendi aralarında takım kurup futbol oynayan İngilizler , daha sonra bu ‘ayak oyununu' Türk komşularına da tanıtmışlardır .
Tarihi kayıtlara göre , Türk topraklarında ilk maç 1875 yılında Selanik'te oynanmıştır . Daha sonra İstanbul ve İzmir illerinde futbol oynanmaya başlanmıştır . Türkiye'de o dönemde futbol genelde İngilizler ve Rumlar arasında oynandı . 1903 yılında kurulan ilk lig , yani İstanbul Futbol Ligi'nde de önce sadece İngiliz ve Rum takımları mücadele etmiştir .
Futbola hemen sevdalanan bazı Türk gençleri ise yabancı komşularından gördükleri kadar , hiç bir kurala tabii olmadan çayır kenarlarında futbol oynamaya başlamıştır . Bu gençler ‘Black Stocking' ( Siyah Çoraplılar ) adındaki ilk Türk futbol takımı oluşturmuş ve ilk maçını 26 Ekim 1901 yılında Rum takımına karşı oynamıştır . 1905 yılında kurulun ilk Türk kulübü Galatasaray ise İstanbul Futbol Ligi'ne katılan ilk Türk kulübü olmuştur . Fenerbahçe , Adanaspor ve Beşiktaş kulüplerinin de kurulup İstanbul Futbol Ligi'ne katılmalarının ardından , Türk futbolunda gerçek Türk futbolcuların ve Türk takımların dönemi başlamıştır .
Savaş ve işgal yıllarında , işgal kuvvetlerine mensup askeri takımlarla yapılan maçlarda , Türk kulüplerin kazandıkları galibiyetler futbolu bir ‘milli dava' haline getirmiş ve milletin kırılmış olan gururunu okşamıştır . İşte bu nedenle futbol çok kolay bir şekilde ülkemizde geniş kitleler tarafından sevilmiş ve işgal kuvvetlerine karşı elde edilen galibiyetler sayesinde milletin gönlünde unutulmaz yerler işgal etmiştir . Türkiye'de bu dönemden sonra hızla gelişmeye başlayan futbol , halk için o günlerde teşkil ettiği önemini günümüzde de halen devam ettirmektedir .
Daha sonraki yıllardaki gelişmelere baktığımızda , Türk milli takım ve kulüplerinin dünya çapında çok az başarıları olduğunu görüyoruz . Türkiye uzun zamanlar dünya sıralama listelerinin alt kademelerinde yer almış . Türk takımları dışarıda ya hiç tanınmıyor ya da kötü olarak anılıyordu .
Ancak 90'lı yıllardan sonra Türk futbolu gelişmeye ve kendisini iyileştirmeye başlamıştır . Politik ve ekonomik şartların düzelmesiyle birlikte Türkiye ve Türk futbolu her geçen gün daha da iyiye gidiyordu . Yabancı teknik direktörleri Türk takımlarını yetiştirmek üzere Türkiye'ye geldi . Dünyada herkes Türk futboluna daha fazla ilgi göstermeye başladı . Avrupa Futbol Ligleri'nin önemli kulüpleri Türk futbolcuları transfer etmeye başladı . Bu sayede Türk futbolu çok değerli tecrübeler elde etmiş olup Dünya futbolunda öne çıkmaya başladı . Özellikle genç futbolcularımız , sahip oldukları mükemmel futbol tekniği sayesinde Avrupa'da çok iyi bir üne kavuştular .
U-16 ve U-18 Genç Milli Takımlarımız Avrupa Gençler Şampiyonalarında , Ümit milli takımımız ise Akdeniz Şampiyonalarında şampiyon olmuş ve çok önemli dereceler elde etmişlerdir . A Milli Takımımıza baktığımızda ilk ve şu ana kadar son olarak 1954 yılında Dünya Kupası finallerine katılma hakkı kazanmışlardır . Avrupa Şampiyonası finallerine ise ilk olarak 1996 yılında katılmışlardır . 2002 Dünya Kupasına finallerine katılmaya hak kazanan Milli Takımımız Yarı Finale kadar dünya devleri ile mücadele ederek dünyanın en iyi 4 takımından biri olduğunu herkese kanıtlamakla kalmamış Güney Kore ile yaptığı üçüncülük mücadelesinde de kazanan takım olmayı bilmiş ve maçı 3-2 almıştır . Böylelikle Türk Milli Takımı 2002 Dünya Kupası`nda 3 . olarak bronz madalya almaya hak kazanmıştır .
Şu anda Türk futbolu çok önemli bir noktadadır . Türk milli takımları dünyanın önde gelen milli takımlarıyla mücadele etmekte ve her geçen gün daha fazla başarılara ulaşmaktadır . Türk futbol kulüpleri de Avrupa çapında çok önemli başarıları elde etmeye başlamıştır . Örneğin Galatasaray kulübünün UEFA Kupası Şampiyonu olması , Türk futbolu açısından son derece önemli bir gelişmedir . Burada vurgulamak isteriz ki , en önemli amacımız bu başarı yolunda kesin adımlarla devam etmek ve amaçlarımızı daha da büyütmektir .
Ayrıca yabancı teknik direktör ve yabancı kulüplerin futbolcularından elde ettiğimiz tecrübeler bizim için her zaman bir avantaj olacağını da vurgulamak isteriz . Bu sayede Türk teknik direktörlerimiz çok önemli tecrübeler kazanmış ve , artık liglerimizde çok tecrübeli Türk teknik direktörleri yer almaktadır . Aynı zamanda bizim için çok önemli olan bir başka konu ise , yabancı kulüplerde oynayan yeni , genç Türk yetenekleri bulmak ve onları Türk milli takımlarımıza kazanmaktır . Türk oyuncuları yabancı kulüplere transfer etmek ve yabancı kulüplerden Türk oyuncularını Türkiye'ye transfer etmenin bizleri mümkün olabilen en iyi başarıya ulaştıracağından eminiz .
Kategori: Spor |
Etiket: futbol nedir futbol'un tarihçesi futbolun tarihçesi futbol tarihçesi türk futbol klüpleri türkiyede futbol türkiye'de futbolun başlangıcı türkiyede futbolun başlangıcı, Futbol Sahası Ölçüleri