Bin bilsende bir bilene danış.
|
Arkeoloji
Bilgisayar
Bilim
Bitkiler
Biyografi
Biyoloji
Coğrafya
Din
Edebiyat
Ekonomi
Elektronik
Felsefe
Fizik
Genel
Hayvanlar
Hukuk
internet
İslam Ansiklopedisi
Jeoloji
Kimya
Matematik
Müzik
Programlama
Rehberlik
Resim
Rüya Tabirleri
Sağlık
Sinema
Siyaset
Sosyoloji
Spor
Şifalı Bitkiler
Tarih
Teknoloji
Tıp
Tiyatro
Uzay
Yerler
Ziraat
Domain - Hosting İstikrarlı Hizmet için superim.net |
AldatmakAldatmakYanıltmak, hîle ve oyuna getirmek, kandırmak,
iğfal etmek, dolandırmak, sözünde durmamak.
Kur'an-ı Kerim'de aldatma, münafıklar*a yakışan çirkin bir huy olarak belirtilmiştir. Münafıkların en belirgin özellikleri Allah'a inanmadıkları halde, "inandık", diyerek başkalarını kandırmalarıdır. Allah'ı ve müminleri aldatmaya çalışan münafıklar aslında kendilerini aldatmışlardır. Allah mutlaka onların hîle ve aldatmalarını boşa çıkarır. İnsanlarla olan ilişkilerde de dürüst olmak gerekir. Başta alış-veriş olmak üzere her konuda başkalarını aldatmak ahlaksızlıktır. Dünyada insanları aldatmak mümkün olsa bile, Cenabı Hakk her şeyi kuşatan ilmi ile yapılanları bilecek ve ahirette bunun hesabını hilekar yalancılardan soracaktır. Bunun için asıl aldananlar, geleceklerini düşünmeden başkalarını aldatmaya çalışanlardır. Aldatmanın, doğru söylememenin nifak alameti olduğu unutulmamalıdır. Cenab-ı Hak, Resulullah'ı ve diğer müslümanları aldatmaya çalışan münafıkların durumunu şöyle açıklıyor: "Onlara, insanların (Muhacir ve Ensar'ın) iman ettiği gibi, siz de iman edin denildiği zaman, (kendi aralarında): -Biz, akılsız cahillerin iman ettiği gibi iman eder miyiz? derler. Doğrusu akılsızlar, sefihler onlardır ve lakin bilmezler. Bir de müminlerle karşılaştıkları zaman: -Biz de (sizin gibi) iman ettik, derler. Halbuki şeytanlarıyla (kendilerini aldatan dostlarıyla) yalnız başına kaldıkları zaman: -Biz (dinde) sizinle beraberiz, biz ancak (mü'minlerle) alay ederiz, derler. Allah münafıkları ettikleri istihzanın cezası ile cezalandırır; ve azgınlıkları içinde başıboş dolaşmalarına mühlet verir." (el-Bakara, 2/10-15). Yukarıdaki ayetlerde aldatmanın münafıkların alametlerinden olduğu bildirilmektedir. Allah'u Teala başka bir ayette de şöyle buyuruyor: "Doğrusu münafıklar Allah'ı aldatmağa çalışılar, oysa O onlara aldatmanın ne olduğunu gösterecektir. " (en-Nisa, 4/142) . Şu halde müslümanın böyle bir nifak alametini üzerinde taşımaması için; kesinlikle hilekarlığa ve başkalarını aldatmağa yeltenmemesi, böyle bir düşünceyi içinde taşımaması gerekir. Unutulmamalıdır ki, Cenab-ı Hakk'ın ilmi her şeyi kuşatmıştır. O'nun bilmediği şey yoktur. Öyleyse başkalarını aldatmağa çalışmakla gerçekte kendimizi aldatmış oluruz. Allah'u Teala şöyle buyuruyor: "Seni aldatmak isterlerse, (bil ki) şüphesiz Allah sana kafidir. Seni ve inananları yardımlarıyla destekleyen, kalplerini uzlaştıran odur. " (el-Enfal, 8/62). Cenab-ı Hak bir yandan hilekarların hîlelerini ortaya çıkararak onları dünya ve ahirette rezil ve rüsvay ederken, öte yandan aldatılmak istenen müminlerin yardımcılığını üstlenmektedir . Bütün bunlar düşünülerek, insanlarla olan her türlü münasebette dürüst olmak, doğruluktan ayrılmamak, yalana, hîleye başvurmamak; kısaca hiç kimseyi, hiçbir konuda aldatmamak müminlerin vazgeçilmez prensibi olmalıdır. Osman ÇETİN Kategori: Din |
Önemli Uyarı
Sitemizde yer alan tüm içerikler internet ortamından toplanmış ve derlenmiştir. Yer alan bilginin doğruluğu garanti edilmemektedir. Yanlış bilgi için tarafımıza sorumluluk yüklenemez. Yanlış bilginin doğuracağı etkenlerden sitemiz ve yöneticileri sorumlu tutulamaz. |